Son dakika bilgilerine göre, Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, HÜDA-PAR tarafından açılan davadan beraat ettiğini açıkladı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, HÜDA-PAR tarafından açılan davadan beraat ettiğini söyledi. Özdağ, “Biliyorsunuz geçen sene Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla gözaltına alınmış ve daha ardından Kayseri’deki olayları tahrik ettiğim iddiasıyla tutuklanmıştım. Tutuklandığım gün Ankara’da hakkımda 9 iddianame, ifade almadan hazırlandı ve şimdi bu açılan davalarla ilgili yargılanmalarım sürmektedir. Hemen tahliyeden akabinde duruşması yapılan 4 davada beraat etmiştim. Dün de 2 dava daha görüldü. Onlardan birisinden beraat ettim. Birisi de bir para ödemesiyle kapandı” belirtti.
Gelişmenin Boyutları
Özdağ, HÜDA-PAR’ın Genel Başkanının kendisi hakkında yaptığı suç duyurusuna ilişkin olarak şunları ifade etti: “Halkı kin ve düşmanlığa teşvik suçlaması yapmış. Hem yasada hem yargıda içtihatlarda kısıt çok açık olmasına ve böyle bir iddianame hazırlanamayacak olmasına rağmen böyle bir iddianame hazırlanmış. İlk iddianame mahkeme tarafından reddedilmiş. Savcılık üst mahkemeye götürmüş. Üst mahkeme de iddianameyi reddetmiş. Bunun üzerine savcılık yeni bir iddianame hazırlayarak bunu mahkemeye sunmuş, bugün yargılama tekrar gerçekleşti, ikinci duruşma gerçekleşti ve ikinci duruşma sonunda beraat ettim.”.
Gelişmenin Kamuoyuna Yansımaları
Özdağ, beraat kararının ardından adaletin siyasallaştırılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Yaşanan bu akış gösteriyor ki adaletin siyasallaştırılarak muhalefeti baskı altına almak, susturmak için kullanılması yoğun bir şekilde kesintisiz ilerliyor. Düşman ceza hukuku uygulaması devam etmektedir. Oysa bu ülkeyi en fazla ayrıştıran şey, milleti en fazla bölen şey hiç şüphesiz düşman ceza hukukudur. Biz anayasanın 10. maddesini yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu belirleyen maddenin ciddiye alınmasını ve uygulanmasını istiyoruz. Muhalefet mensupları, iktidarı tasvip etmeyenler bu ülkenin zencileri değildir. Bu ülkenin ikinci sınıf yurttaşları değildir. Herkes hangi hukuktan istifade ediyorsa, muhalefete oy veren, destekleyen veya muhalif olan kişiler de iktidardakilerin, iktidarı destekleyenlerin tabi olduğu hukuka tabi olmalıdırlar. Bu tür baskı süreçleri ne beni ne Zafer Partisi’ni bugüne kadar inandığımız ilkelerden geri adım atmaya zorlamadı, zorlayamaz. Neye inanıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini savunmak için ne gerekiyorsa onu yapmaya ve söylemeye devam edeceğiz.”.
Konu, kamuoyunun gündemindeki önemini korumaya devam ediyor.


