Afyonda Bugün

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Ayahuasca tartışması: “Doğal” olması hukuki niteliğini değiştirmiyor

Ayahuasca tartışması: “Doğal” olması hukuki niteliğini değiştirmiyor

afyondabugun afyondabugun -
0

Merakla takip edilen bu gelişmede, Sümeyye Yalçın, 11 Nisan (Hibya) – Avukat Mehmet Mert Sezgen, ayahuasca kullanımına ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunarak söz konusu maddenin “bitkisel” ya da “geleneksel” olarak.

Sümeyye Yalçın, 11 Nisan (Hibya) – Avukat Mehmet Mert Sezgen, ayahuasca kullanımına ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunarak ilgili maddenin “bitkisel” ya da “geleneksel” olarak tanımlanmasının ceza hukuku açısından bir farklılık yaratmadığını dile getirdi. Sezgen, ayahuascanın hukuken uyuşturucu kapsamında değerlendirildiğini altını çizdi.

Sezgen, “Ayahuasca gerçekten masum bir bitkisel karışım mı, yoksa hukuken uyuşturucu mu sayılır? Cevap net, hukuken uyuşturucu kapsamındadır” ifadelerini kullanarak değerlendirmesine adım attı. Bu durumun temel nedeninin, ayahuascanın etkisini sağlayan DMT maddesinin 1971 tarihli uluslararası sözleşmeler kapsamında en ağır kategori olan Cetvel 1’de yer alması olduğunu başardı.

Haberin Arka Planı

Ceza hukukunun maddelerin isimlerinden ziyade, etkilerine odaklandığını belirten Sezgen, “Mahkeme tek bir şeye bakar, içeriğinde yasaklı psikotrop madde var mı? Varsa, tartışma kapanır” açıkladı. “Doğal”, “bitkisel” ya da “geleneksel” gibi ifadelerin hukuki sonucu değiştirmediğini ifade eden Sezgen, Türk Ceza Kanununun da bu noktada “yansıma esaslı” bir sistem benimsediğini dile getirdi.

Neden Önemli?

Avukat Mehmet Mert Sezgen, kanunda maddelerin tek tek sayılmadığını, aynı etkiyi doğuran yeni ya da farklı isimlerle sunulan maddelerin de doğrudan kapsam içine alındığını belirterek, ayahuascanın da bu sebeple Türk Ceza Kanunu 188. ve 191. madde kapsamında değerlendirildiğini dile getirdi.

Konuya İlişkin Önemli Notlar

Açıklamasında, yalnızca kullanımın değil, söylemlerin de hukuki vargı doğurabileceğine dikkati çeken Av. Sezgen, “Bir kişi tek başına konuştuğu için ceza alabilir mi? İlk bakışta cevap ‘hayır’ gibi gelir. Ama engel bu kadar basit değildir” ifadelerini kullandı. Türk Ceza Kanunu 190. madde kapsamında uyuşturucuya özendirme suçunun düzenlendiğini hatırlatan Sezgen, bu suçun oluşması için maddenin kullanılması ya da bulundurulmasının gerekmediğini dile getirdi.

Sezgen, “Münhasıran kamuya açık şekilde yaptığınız tebliğ yeterlidir” diyerek, değerlendirmede asıl kriterin “kullandı mı?” sorusu değil, “kitlelere ne anlattı?” sorusu olduğunu ifade etti. Bilgilendirmeyle özendirme arasındaki sınırın her zaman net olmadığını vurgulayan Sezgen, başta “şifa veriyor”, “farkındalık açıyor” ya da “herkesin deneyimlemesi gerekir” gibi ifadelerin endişe taşıdığını aktardı.

Savcılık makamının bu tür söylemleri toplumda kullanım eğilimi oluşturup oluşturmadığı açısından değerlendirdiğini belirten Sezgen, “Cevap evetse, ifade özgürlüğü tartışması biter, ceza hukuku başlar” diyerek sözlerini tamamladı.

Tüm gelişmelerin yakından izleneceği ifade ediliyor.

İlgili Yazılar