Gündemin en çok konuşulan konularından biri olan bu gelişmede, Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Sağlıklı Yaş Alma’ temasıyla düzenlenen seminerde, aktif yaşlanmanın ve yaşam kalitesini korumanın yolları, Nilüfer’in olgun gençleriyle paylaşıldı.
Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Sağlıklı Yaş Alma’ temasıyla düzenlenen seminerde, aktif yaşlanmanın ve yaşam kalitesini korumanın yolları, Nilüfer’in olgun gençleriyle paylaşıldı.
BURSA (İGFA) – “Sağlıklı Yaş Almanın Yolları” başlığı altında Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuşmacısı olan Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Olgun Deniz, yaşlanmanın biyolojik bir adım olduğunu, ancak kronolojik yaştan ziyade biyolojik yaşın daha hayati olduğunu beyan etti. Türkiye’nin dünyanın en çabuk yaşlanan 10 ülkesinden biri olduğuna dikkati çeken Deniz, “Sağlıklı yaş almada genetik oran 30, yaşam tarzı ise yüzde 70 etkilidir. Dolayısıyla nasıl yaşadığınız, nasıl yaşlanacağınızı belirler. Bunun için yeterli ve dengeli beslenmeye önem verin. Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapın, durmayın ama düşmeyin de. Sosyal hayattan kopmayın ve sevdiklerinizle bol bol vakit geçirin. Hobiler edinerek zinde kalın. Huzurlu olun ve yeterli uyuyun” belirtti.
Haberin Arka Planı
Gereksiz ilaç ve takviye kullanımından kaçınmanın da ileride yaşlarda can alıcı önemde olduğunu anlatan Deniz, “Hedefimiz, yaşlı bireyin kimseye bağımlı olmadan fonksiyonelliğini korumasıdır ve sağlıkla geçirebileceği süreyi uzatmaktır. Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir; çıktıkça yorgunluk artar ama görüş alanımız genişler” diye anlattı.
Sonraki Adımlar
GERİATRİSTLER YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR.
Konunun Önemi ve Olası Etkileri
Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Merve Hafızoğlu ise sunumunda geriatrinin rolüne değindi. 65 yaş ve üzeri bireylerde bütüncül yaklaşımın önemini vurgulayan Hafızoğlu, ‘Yaşlılıkta bu kadar olur’ diyerek geçiştirilen unutkanlık, depresyon ve kas erimesi gibi durumların temelde tedavi edilmesi gereken birer sendrom olduğunu ifade etti. Hafızoğlu şunları beyan etti: “Yaşlandım artık duymasam da olur, hayattan zevk almasam da olur’ düşüncesine karşıyız. Yaşlanmak hayat kalitesinin düşmesi demek değildir. Polikliniklerimizde ‘geriatrik sendromlar’ dediğimiz; unutkanlık (demans), depresyon, beslenme bozukluğu, kas erimesi, uyku bozuklukları ve çoklu ilaç kullanımı gibi durumları tarıyoruz. Ve bu durumlara göre reçeteler belirliyoruz. Değerli olan kişinin kendini bilmesi ve yaşadığı probleme karşı koyma isteğidir. Bizim için kronolojik yaştan ziyade ‘kırılganlık’ seviyesi önemlidir. Hedefimiz, bireyin yaşam kalitesini yükseltecek tedavi hedefleri belirlemek, onların kimseye bağımlı olmadan, kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktır.”.
İlgiyle takip edilen seminerin ardından uzmanlar, katılımcıların sorularını yanıtladı. Programın sonunda Doç. Dr. Olgun Deniz ve Doç. Dr. Merve Hafızoğlu’na günün anısına hediye takdim edildi.
Konu, kamuoyunun gündemindeki önemini korumaya devam ediyor.


