Son dakika bilgilerine göre, CGTN muhabiri Cao Beidan’ın haberine göre, uzunluğu 22,5 santimetre, genişliği ise 8 santimetre olan ve Doğu Han Hanedanlığı dönemine tarihlenen ayakkabı, üzerinde anka kuşu anlamına gelen “Feng (凤)”.
CGTN muhabiri Cao Beidan’ın haberine göre, uzunluğu 22,5 santimetre, genişliği ise 8 santimetre olan ve Doğu Han Hanedanlığı dönemine tarihlenen ayakkabı, üzerinde anka kuşu anlamına gelen “Feng (凤)” karakteri bulunan brokar dokumasıyla dikkat çekiyor. Eser, 2001 yılında Lopnur ilçesinde çöl kıyısındaki bir mezarda bulunarak gün yüzüne çıkarıldı.
Haberde, adı geçen ayakkabının adeta bir “zaman kapsülü” niteliği taşıdığı belirtilirken, İpek Yolu güzergâhındaki kültürel etkileşimi yansıttığı ve Çin uygarlığının çoğulcu yapısını gözler önüne serdiği ifade ediliyor.
Yaklaşık iki bin yıl geçmesine rağmen ayakkabının burun kısmındaki “Feng” karakterinin canlılığını koruduğu, bunun da dönemin zanaatkârlık seviyesini ortaya koyduğu vurgulanıyor. Ayakkabının yalnızca işlevsel bir nesne değil, aynı zamanda estetik ve sanatsal bir eser olduğu kaydediliyor.
Konunun Ayrıntıları
Dokuma tekniği açısından incelendiğinde, ayakkabının üst kısmının düz dokuma yöntemiyle üretildiği ve her santimetrekarede 32 çözgü ile 12 atkı ipliği bulunduğu belirtiliyor. Bu yapının günümüz tırmanmış kaliteli kumaşlarıyla kıyaslanabilecek düzeyde olduğu ifade ediliyor.
Tarihsel Arka Plan
Müze Başkanı Chun Xuefeng, “Bu çift ayakkabının kalitesi adeta bir mucize” değerlendirmesinde bulunarak, üst ve tabanın birleştirilme tekniğinin oldukça zahmetli olduğunu vurguluyor. Xuefeng dahası, eserin günümüze kadar korunmasında Xinjiang’ın kuru ikliminin yanı sıra dönemin gelişmiş zanaatkârlık becerilerinin çıktı doğurucu olduğunu belirtiyor.
Haberde, ayakkabının burun kısmındaki “Feng” motifinin sahibinin toplumsal statüsüne dair ipuçları sunduğu ifade ediliyor. Geleneksel Çin kültüründe anka kuşunun asalet ve uğurun simgesi olduğu, dolayısıyla eserin muhtemelen soylu bir kadına ait olduğu değerlendiriliyor.
Gelişmenin Kamuoyuna Yansımaları
Eserin, Doğu Han döneminde Batı Bölgeleri’ndeki el sanatlarının gelişmişliğini ve Orta Ovalar ile olan kültürel etkileşimi ortaya koyduğu belirtiliyor. “Feng” motifinin Orta Ovalar’dan Batı Bölgeleri’ne taşınmasının, İpek Yolu üzerindeki kültürel alışverişin somut bir göstergesi olduğu kaydediliyor.
Haberde dahası, Xinjiang’daki farklı etnik grupların kültürlerinin Çin kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğu ve bu tür eserlerin ortak bir medeniyetin oluşumuna tanıklık ettiği ifade ediliyor.
İki bin yıl öncesinde İpek Yolu’nda yürüyen kadınların giydiği bu tür ayakkabıların, günümüzde hem tarihsel zanaatkârlığı hem de kültürel sürekliliği simgelediği vurgulanıyor.
Kamuoyu, konuyla ilgili yeni açıklamaları bekliyor.


