Son dakika bilgilerine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Öncelikle bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş’ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin netice alınan müdahalesiyle boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum.
Menfur terör eyleminde biri ölü 2’si yaralı olmak üzere 3 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Erdoğan, saldırıya müdahale sırasında 2 polisin de hafif yaralandığını ifade etti.
Saldırıyla ilgili hem İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hem de Emniyet, istihbarat birimlerinin gerekli tahkikatlarını süratle başlattığını kaydeden Erdoğan, “Yaralı polislerimize cenabı Allah’tan gecikmeksizin şifalar diliyor, İstanbul emniyetine ve halkına geçmiş olsun diyorum.
Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bu anlamlı tören vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin şahsında karada, denizde, havada destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin geliştirdiği proje, ürün, sistemlerle başarılarına her gün bir yenisini ekleyen Roketsan ailemizin ve savunma sanayinde etkinlik gösteren 4 bin 500’ü aşkın firmamızın her bir mensubuna buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Evvel emirde şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek arzusundayım. Biz şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır; ezan-ı Muhammediler semalarda inlesin, ocaklar haneler ümitler sönmesin, bayrağımız gönderde şanla şerefle gururla dalgalansın diye vatanımız baki, devletimiz ebedi, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemal-i hürmetle yad ediyorum. Ülkemizin ve milletimizin istikbali için kahramanca mücadele eden tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Savunma sanayiinde canını dişine takarak çalışan yalnızca elini değil gerektiğinde gövdesini de taşın altına koyarak sektörü bugünlere taşıyan tüm mühendislerimize, yazılımcılarımıza, teknisyenlerimize, işçi, yönetici ve akademisyenlerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.
Bütüncül liderlik kapasitesiyle bu çalışmaların uyum içinde yürümesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı da tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Cenabı Allah sizlerden razı olsun. Türkiye’nin kuvvetli, müessir, muteber ve aydınlık yarınları için ortaya koyduğunuz şu emeği, harcadığınız şu çabayı inşallah hepimiz için hayırlara vesile olsun diyorum.
Bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok değerli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Birazdan inşallah Kırıkkale yakıt üretim tesislerimizin, Lalahan harp başlığı tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Bunun yanı sıra Tayfun, Siper, Atmaca, Hisar-A, Hisar-O ve Sungur sistemlerimiz ile Çakır, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız.
Savunma sanayimizi daha köklü bir kalkınma ekseni haline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek, akıllı mühimmat ailemize seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok kritik katkılar yapacağız. Çelik kubbenin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha fazla üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız.
Çok hayati hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız.
Konuyla İlgili Önemli Detaylar
Şunun altını başta çizmek istiyorum. Savunma sanayinde önümüzdeki dönemin ana hedefi artmış teknolojili ürünleri daha süratli, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün devreye aldığımız yatırımlar belirlediğimiz hedefe giden yolda çok can alıcı bir merhaleyi teşkil etmektedir.
Tamamlanan belge aktarımı bedeli 1 milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sektöre yeni bir ufuk çizen bu eserlerin tasarım aşamasından seri üretim sürecine emeği geçen her türlü bu noktada adımı atan kardeşimi yürekten tebrik ediyor, Roketsan ailemize bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.
Dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Her şeyden önce yakın zamanda yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kritik dönem ortamlarında buna hem de çok yakından şahitlik ediyoruz.
Artık teşhis, tespit, karar kılma alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hakimiyetinin iç içe geçtiği insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız.
Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim. Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Bunun nedeni hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz.
Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla kuvvetli insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri haline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir.
İlgili Tarafların Görüşleri
Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Beklenti etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, evrensel barış ve güvenliğe en fazla düzeyde katkı sunuyoruz.
Bakınız burada bir gerçeği sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma hatırlatmak durumundayım. Evet bugün savunma sanayii alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz.
Bugün Allah korusun başımıza bir şey gelse başkasına değil her şeyden öncesinde kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları tek başına biz değil rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor.
Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik. Hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık. Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik.
Aziz milletimizin duası ve desteğiyle savunma sanayinde akıl ve alın teri döken siz kardeşlerimizin emeğiyle kurumlarımızın eşgüdümü ve devletimizin etkin iradesiyle çok şükür bugünlere ulaştık.
Tabii bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Hatırlayın biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı ‘balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ‘bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak’ diyordu.
Konuya İlişkin Önemli Notlar
İktidara gelince savunma sanayiine dokunacağız diyeninden tank palet fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık.
Değerli kardeşlerim, eğer biz bunlara kulak verseydik savunma sanayinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz ‘bütün emelim Türk gençliğinin kanatlandığını görmektir.
Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik.
Biz önüne çıkan sayısız engele rağmen ‘biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek ömrünü büyük ve sağlam Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık.
Ve neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık.
Şu rakamlara sizlerin ve aziz milletimin dikkatini çekmek istiyorum: Savunmada dışa bağımlılık oranımızı pay 80’den yüzde 20’ye indirdik. Sektörel ciromuz 20 milyar doları geçti, Ar-Ge harcamalarımız 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştı. Aktif proje sayımız 1400’ü geride bırakırken proje portföyümüz 100 milyarı aştı. 2002’de tek başına 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık.
2026’nın ilk çeyreğinde savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre pay 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz.
Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten ilerleyen süreçte milletçe başta savunma sanayii olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye’nin önünü şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep bir arada gerçekleştireceğiz. Kıymetli misafirler, Türkiye’nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, tırmanmış teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlarımızdan biri olan Roketsan’ımız bu kutlu yürüyüşe çok belirleyici bir misyonu yerine getiriyor.
Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden Roketsan ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok can alıcı katkılar yapıyor. Roketsan ailemiz 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 Ar-Ge merkezi, milli patent performansı ve yetişmiş insan kaynağıyla savunma sanayiimizin artmış teknoloji karakterini güçlendirmeye kesintisiz ilerliyor.
Şunu da bilhassa ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda kuvvetli adımlarla ilerliyoruz.
Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde Roketsan’ın çalışmaları inşallah gücümüzü artıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kilit katkılardan ötürü Roketsan ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kobilerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz tesislerin, teslimatı yapılan sistemlerin ve temellerini attığımız yeni yatırımların ülkemiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Roketsan’ımızı bu projelerde emeği geçen tüm kurumlarımızı ve özel alan paydaşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”.
Tüm gelişmelerin yakından izleneceği ifade ediliyor.


