Yapılan açıklamalar doğrultusunda, CGTN Muhabiri Chen Tingyao’nun haberinde “Japonya’nın silah ihracatı kurallarını gevşetme ve yeni füze sistemleri konuşlandırma yönündeki adımları, bölgede barış ve güvenlik açısından ciddi endişelere neden oluyor.
CGTN Muhabiri Chen Tingyao’nun haberinde “Japonya’nın silah ihracatı kurallarını gevşetme ve yeni füze sistemleri konuşlandırma yönündeki adımları, bölgede barış ve güvenlik açısından dikkat çekici endişelere neden oluyor. Bu girişimlerin, ülkenin yeniden askerileşme sürecini hızlandırdığı değerlendirmesi yapılıyor.” ifadelerine yer verildi. .
Tingyao’nun haberinde yurt içinden ve yurt dışından gelen kuvvetli tepkilere rağmen, Japonya’nın militarizme dönüş sürecinde bir kez daha tehlikeli bir adım attığı aktarılırken, şunlar kaydedildi:
“Japon basınında kısa süre ilk olarak yer alan haberlerde, Tokyo yönetiminin silah ihracatı kurallarını gevşetmek amacıyla “Savunma Teçhizatı ve Teknolojisi Transferinin Üç İlkesi”ni revize etmeyi planladığı belirtildi.
Uzman Görüşleri ve Değerlendirmeler
Bu adım, Japonya’nın silah ihracatına yönelik kısıtlamaları tamamen kaldırma ve Barış Anayasası’nı değiştirme arayışında yaptığı son hamle olarak değerlendiriliyor. Dünya genelinde yaşanan derin değişimler karşısında Japonya’nın yeni militarizm yolunda attığı bu adımlar, bölgede barış ve güvenliğe önem taşıyan tehdit oluştururken, komşu ülkeler ile uluslararası toplumda da derin endişelere yol açıyor.
İlgili Tarafların Görüşleri
Japonya’daki yeni militarist anlayış, “kolektif öz savunma hakkının kullanılması” ve “normal devlet arayışı” gibi söylemler altında ekonomi, siyaset ve kültür gibi alanlara nüfuz etmeyi sürdürüyor. Lakin bunun temelinde, orduyu güçlendirme ve askeri yayılmacılık anlayışı bulunuyor. Silah ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırılması da bu çerçevede atılan belirleyici adımlardan biri olarak görülüyor.
Japon basını, mezkur planın hayata geçirilmesi halinde silah ihracatı kurallarının tamamen gevşetileceği görüşünü paylaşıyor. Bu doğrultuda Japon kamuoyunda da derin endişeler dile getiriliyor.
Konunun Önemi ve Olası Etkileri
Buna ek olarak Japonya Savunma Bakanlığı, 31 Mart’ta Kumamoto ve Shizuoka bölgelerine gemi savar füze sistemleri konuşlandırdı. Bu gemi savar füze sistemlerinin menzilinin yaklaşık bin kilometre olduğu, bunun da ülkenin savunma ihtiyaçlarının çok ötesine geçtiği belirtiliyor. Kamuoyunda genel kanı, Japonya’nın “savunma” ve “karşılık verme” gibi gerekçeler altında saldırı niteliği taşıyan silahlar konuşlandırarak Çin başta olmak üzere komşu ülkeleri misyon aldığı yönünde.
Dolayısıyla uluslararası kamuoyu, Çin’in hukuka uygun şekilde Japonya’ya yönelik çift kullanımlı ürünlerin ihracat kontrollerini sıkılaştırmasının; 20 Japon şirketini ihracat kontrol listesine, 20 Japon şirketini ise ihracat izleme listesine almasının, bölgesel ve evrensel barışın korunması açısından son derece önemli ve gerekli olduğunu daha açık biçimde görüyor.
Tarih, militarizmin yıkıma götüren bir çıkmaz yol olduğunu çoktan kanıtladı. Buna rağmen Japonya’daki aşırı sağcı anlayışın hâlâ geçmişin hatalarından ders çıkarmadan yeni militarizm yolunu izlemesi, aynı yanlışların tekrarından başka bir anlam taşımıyor. Tokyo yönetiminin bu tehlikeli adımlarına karşı, İkinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarını ve savaş sonrası kurulan uluslararası düzeni korumak için uluslararası toplumun dikkatli olması ve kararlı bir tutum sergilemesi gerekiyor.”.
Konu, kamuoyunun gündemindeki önemini korumaya devam ediyor.


