Tüm gözlerin çevrildiği bu gelişmede, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasında satır başları şu şekilde:.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasında satır başları şu şekilde:
”Yapacağımız tartışmaların faydalı, verimli ve insanlığın gerçeği içinde yol gösterici olmasını temenni ediyorum. Zor bir zamandan geçiyoruz. İnsanlık tarihsel boyunca insanlık, çok büyük kırılmalardan, çok büyük altüst oluşlardan, çok büyük türbülanslardan geçti; ama sanırım bu sefer yaşadığımız münhasıran gelip geçici bir türbülans, sadece birkaç yerde olan krizlerden ibaret değildir. Hem etkileri itibarıyla hem de derinliği itibarıyla bütün dünyayı etkisine alan fevkalade zor bir zamandan geçiyoruz.
Çinlilerin bir atasözü olduğu söylenir: ‘Tanrı seni ilginç zamanlarda yaşatsın.’ Sanıyorum insanlığın en ilginç zamanlarından birinde yaşıyoruz. Başta uluslararası siyaset bakımından öğrendiğimiz ve bildiğimiz hemen hiçbir konunun geçerli olmadığı, orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir döneme doğru girmeye başlamış bulunuyoruz.
Haberin Arka Planı
Şunu çok açık söyleyebilirim: Eski dönem geride kaldı, önümüzde yeni bir dönemin açılmakta olduğunu görüyoruz. Yeni dönemin nasıl olacağından hep müşterek olarak insanlık olarak karar kılma vereceğiz. Yeni dönem hakkaniyet, adalet, insaf ve vicdani değerler üzerine mi kurulacak; yoksa yeni dönem, güç elinde bulunduranların, hangi güce sahiplerse o gücü güçsüzlere karşı kullandığı bir şekilde mi kurulacak, hüküm verecek olan insanoğludur.
İlgili Tarafların Görüşleri
Barışı kuvvetlendirmek, umudu yeşertmek ve adaleti tesis etmek sıradan birtakım görüşleri ifade etmiyor; tam da insanlığın ihtiyacı olan, başta gelecek nesiller için gerekli üç can alıcı konuyu ortaya çıkarıyor. Bunun etrafında tartışmalarımızı gerçekleştirmiş olacağız. Ümit ediyorum ki bu tartışmalar dünya barışının sağlanmasına vesile olsun; barışın sağlanması için sağlam temelli temennilerin ötesinde güçlü tekliflerin de gündeme geldiği bir toplantıya şahitlik edelim.
Bugün dünyada çok büyük kırılmaları, altüst oluşları hep beraber yaşıyoruz. Dünyada çatışmaların, gerilimlerin, ülkelerin egemenlik haklarına karşı açık saldırıların, insan topluluklarına karşı soykırım boyutlarına varan insani suçların işlenmesinin sıradan hale geldiği bir dönemi yaşıyoruz. Öte yandan göçlerin, iklim krizlerinin ve bilhassa artmış teknoloji ile yapay zekânın yeryüzündeki hareketleri değiştirdiği bir döneme de şahitlik ediyoruz.
Son Durum ve Beklentiler
Dolayısıyla bu dönem içinde eski dönemden kalmış alışkanlıklarla sorunları çözmemiz mümkün görünmüyor. Tek kutuplu ve iki kutuplu dünya sistemi çökmüş, yerine nasıl bir sistemin geleceği ise henüz meçhuldür. Bu yüzden hep eş zamanlı insanlığın tamamının hayrına olacak görüşleri paylaşmak ve bu görüşleri dikkat çekici bir şekilde ortaklaştırmak durumundayız.
Bu perspektiften baktığımızda demokrasi, bu sorunların çözümünün en değerli unsurlarından biridir. Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen parlamenter arkadaşlarımız var; burada tartışmalarımızı yapacağız, görüşlerimizi açık yüreklilikle paylaşacağız, birbirimizi ikna etmek için elimizdeki bütün gücü kullanacağız ve insanlık için daha iyi bir geleceği kurmak için hep beraber çaba sarf edeceğiz.
Bugün dünyanın en hayati sorunlarından birisi kurumlar meselesidir. İnsanlığın ihtiyacı olan her kurumun var olduğu bir dönemdeyiz ama bu kurumların hiçbirinin yeterince fonksiyon icra etmediği bir durumdayız. Açıkça ifade etmek gerekirse, örnek olarak insanlığın en müşterek ortak kurumlarından olan Birleşmiş Milletler, dünyanın neresinde hangi çatışmayı sonlandırabilmiştir? Birleşmiş Milletler maalesef gücü elinde bulunduranların istediğini istediği şekilde kullandırdığı bir kurum haline gelmiştir. Yine ne yazık ki dünyadaki bu çifte standartlar, şahit olduğumuz insanlık dramlarıyla hepimizin gözüne sokulmaya devam etmektedir.”.
Konunun nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.


