Afyonda Bugün

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Dünya
  4. »
  5. Mehmet Çebi’nin nadir cep saatleri koleksiyonu sanatseverlerle buluşuyor

Mehmet Çebi’nin nadir cep saatleri koleksiyonu sanatseverlerle buluşuyor

afyondabugun afyondabugun -
0

Kamuoyunu yakından ilgilendiren bu haberde, İstanbul’da zamanın 400 yıllık hikayesi: Mehmet Çebi’nin nadir cep saatleri koleksiyonu sanatseverlerle buluşuyor.

İstanbul’da zamanın 400 yıllık hikayesi: Mehmet Çebi’nin nadir cep saatleri koleksiyonu sanatseverlerle buluşuyor.

İstanbul’un en köklü kültür sanat mekanlarından biri olan Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, saatçilik tarihinin dört yüzyıllık serüvenini bir araya getiren özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. İslam eserleri ve Osmanlı hat sanatı alanında dünyanın önde gelen koleksiyonerlerinden Mehmet Çebi’nin uzun yıllar boyunca büyük bir titizlikle oluşturduğu “Mehmet Çebi Koleksiyonu’ndan Muhteşem Cep Saatleri” sergisi, 23 Mart Pazartesi günü açıldı. Açılışa Vali Davut Gül, Kültür Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız dahil ortaya çıktı. Sergi, 24 Mart – 9 Nisan tarihleri arasında sanatseverin ziyaretine açık olacak.

Sergi, yalnızca estetik değeri yükselen saatleri değil; aynı zamanda Avrupa saat ustalığı ile Osmanlı saray kültürü arasında kurulan tarih yazacak bağları da görünür kılan nitelikli bir seçki sunuyor. 16. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan koleksiyon, cep saatçiliğinin teknik gelişimini, sanat anlayışını ve diplomatik tarih içindeki rolünü çok katmanlı bir perspektifle ele alıyor.

Zamanın sanata dönüştüğü bir koleksiyon.

Yüzlerce parçadan oluşan seçki; köklü kökenleri, zengin dekoratif özellikleri ve ileri mekanik sistemleriyle saatçilik sanatının en dikkat çekici örneklerini bir araya getiriyor. Saat kasalarında görülen altın ve gümüş işçilikleri, 18. yüzyıldan itibaren Cenevre mine ustalarının geliştirdiği renkli ve detaylı mine teknikleriyle birleşerek bu nesneleri yalnızca ölçüm araçları olmaktan çıkarıp gerçek birer sanat eserine dönüştürüyor.

Koleksiyonda dahası 17. yüzyıl Fransız Blois mine geleneğinin nadir örnekleri, aristokrat çevrelerde moda olan ve kemere zincirle takılarak taşınan zarif chatelaine saatler ile karmaşık çalar mekanizmalarına sahip özel üretimler de yer alıyor.

Diplomasi ve saatçilik: Tarihe tanıklık eden parçalar.

Dikkat Çeken Gelişmeler

Serginin en çarpıcı bölümlerinden biri, devletler arası diplomatik ilişkiler kapsamında üretilmiş saatlerden oluşuyor. Bu özel parçalar arasında, Rus Çarı I. Nikolay’ın 1844 yılında İngiltere Kraliçesi Victoria’ya Windsor Sarayı’nda sunduğu ve üzerinde çarın portresi bulunan cep saati gibi köklü öneme sahip eserler dikkat çekiyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun uluslararası diplomasi sahnesindeki konumunu yansıtan saatler de koleksiyonun değerli bir bölümünü oluşturuyor. Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz portreli saatler, Avrupa saat ustalığının Osmanlı sarayıyla kurduğu ilişkilerin somut örnekleri olarak öne çıkıyor.

 Avrupa saat ustalarının Osmanlı için ürettiği saatler.

On sekizinci ve On dokuzuncu yüzyıllarda Osmanlı sarayının siparişleri doğrultusunda Avrupa’nın önde gelen saat ustaları tarafından özel olarak üretilmiş eserler de sergide yer alıyor. Beyaz porselen kadranlarında eski Türkçe rakamlar bulunan saatler, dönemin İstanbul pazarına yönelik üretim anlayışını gözler önüne seriyor.

Konuyu Şekillendiren Faktörler

Koleksiyonda bunun yanı sıra dönemin belirleyici ustalarından Louis Abraham Breguet ve Auguste Courvoisier gibi isimlerin Osmanlı için geliştirdiği nadir mekanizmalara sahip örnekler de bulunuyor. Çalar mekanizmalı saatler, kendinden çalar “clock watch” modelleri ve takvim tertibatlı mekanizmalar, saatçilik tarihindeki teknik yenilikleri ortaya koyan dikkat çekici örnekler arasında.

Saatçilik tarihine açılan bir pencere.

Koleksiyon, aynı zamanda saatçilik dünyasının en prestijli müzayede ve koleksiyon geleneğiyle de sağlam temelli bir bağ kuruyor. Dünyanın önde gelen müzayede evleri olan Christie’s, Sotheby’s ve Bonhams gibi kurumların kataloglarında yer alabilecek nitelikteki eserlerin bir araya gelmesi, sergiyi uluslararası ölçekte de dikkat çekici kılıyor.

Uzmanlara göre koleksiyonun en hayati yönlerinden biri, saatçiliğin yalnızca teknik bir alan değil, aynı zamanda kültür, sanat ve diplomasi tarihinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ortaya koyması.

Konunun Önemi ve Olası Etkileri

İstanbul için bir saat müzesi umudu.

İstanbul’a kazandırdığı Hilye-i Şerif ve Tespih Müzesi ile bilinen koleksiyoner Mehmet Çebi’nin bu koleksiyonu, sanat çevrelerinde daha büyük bir beklentiyi de beraberinde getiriyor: İstanbul’da kurulacak derinlemesine bir saat müzesinin temelleri.

300’ü aşkın olağanüstü parçayı bir araya getiren bu koleksiyonun gelecekte kalıcı bir müze çatısı altında sergilenmesi hem Türkiye’nin kültür hayatına hem de uluslararası saatçilik dünyasına kritik bir katkı sunma potansiyeli taşıyor.

Sergi: Mehmet Çebi Koleksiyonu’ndan Muhteşem Cep Saatleri.

Tarihler: 24 Mart – 9 Nisan 2026.

Saatler: 10.00 – 18.00.

Mekân: Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi.

Adres: Boğazkesen Cad. Defterdar Yokuşu No:2, Tophane, İstanbul.

Bu önemli gelişmenin yansımaları önümüzdeki günlerde netleşecek.

İlgili Yazılar