Yapılan açıklamalar doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada Milli Güvenlik Kurulu’nun, 8 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandığı belirtildi. .
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada Milli Güvenlik Kurulu’nun, 8 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandığı belirtildi. .
Açıklamada toplantıda; PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere milli birlik ve beraberlik ile bekaya yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile yakın zamanda meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulduğu aktarıldı. .
Açıklamaya göre Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele benimsendi. Çevrede yaşanan savaş, çatışma ve tahriklerin süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada toplantıya ilişkin öte yandan şunlar aktarıldı:
Uzman Görüşleri ve Değerlendirmeler
“Bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir belirsizliğe sürükleyerek uluslararası ekonomik dengeleri olumsuz etkileyen İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik gayretlerden memnuniyet duyulduğu belirtilmiş; vatandaşlarımızın ve hudutlarımızın güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatılmıştır.
Sonraki Adımlar
Bölgemizdeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkileri ele alınmış; dost ve kardeş Irak halkının huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının muhafaza edilmesinin önemi vurgulanmıştır.
İsrail Yönetimi’nin Gazze’deki ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria topraklarını gasp girişimlerinin yanı sıra Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif’in tarihî kimliği ile hukuki statüsünü aşındırmaya yönelik eylemlerinin; barış sürecine ve iki devletli çözüm yolu yaklaşımına zarar verdiği belirtilmiştir. İsrail Yönetimi’nin işgal politikalarını Lübnan’a da teşmil etmesinin yeni insani trajedilere sebep olduğu vurgulanarak, hukuk dışı bu eylemler karşısında uluslararası kesim harekete geçmeye çağrılmış; Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik sağlam temelli desteğimiz teyit edilmiştir.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Suriye’de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında kaydedilen gelişmeler değerlendirilmiş; ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini pekiştirecek entegrasyon sürecine ilişkin mutabakatın tek devlet ve tek ordu temelinde hayata geçirilmesine matuf çabalara, kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde kararlılıkla dayanak verileceğinin altı çizilmiştir.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyri ele alınmış; saldırıların Karadeniz’e sıçramasına ve enerji güvenliğini tehdit eder hale gelmesine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanarak, tüm taraflara itidalle hareket etme çağrısında bulunulmuştur.
Uluslararası güvenlik ortamını savaşlar ve çatışmalarla derinden sarsan tarihî bir süreçten geçildiği ifade edilmiş; anlaşmazlıkların müzakere ve diplomasi yoluyla çözülmesini ilke hâline getiren ülkemizin, bir istikrar adası hüviyetiyle, barışın tesisine yönelik samimi çabalarını müttefikleri ve dostları ile iş birliği içerisinde sürdüreceği vurgulanmıştır.”.
Söz konusu gelişmenin etkileri değerlendirilmeye devam ediyor.


