Yapılan açıklamalar doğrultusunda, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 51’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi.
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 51’inci Olağan Genel Kurulu’nu icra etti. Cengiz Eroldu beşinci döneminde yeniden Başkan olarak seçilirken, Başkan Vekili Süer İsmail Sülün, Başkan Yardımcıları Güven Özyurt, Lionel Jaillet, Murat Bülbül ve Muhasip Üye Yusuf Tuğrul Arıkan yaşandı. .
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katıldığı Genel Kurul’da konuşan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “Türk otomotiv sanayisi son yıllarda yapılan kapasite artışlarıyla beraber 2,2 milyonu OSD üyelerinden olmak üzere toplam 2,5 milyonluk üretim kapasitesine sahip. Etkin bir otomotiv sanayisine sahibiz, bu Avrupa ölçeğinde de gerçekten değerli bir boyut. 2025 yılını geçen seneye göre kısım 4’lük artışla 1,4 milyon adet seviyesinde üretim yaparak kapattık. Yatırımlarımıza 2025 yılında da devam ettik ve üyelerimiz 1,2 milyar dolarlık bir sermaye hayata geçirdi ki Türkiye’de son 10 yılda 10 milyar doların üzerinde yatırım yaptığımızı söyleyebilirim. 2025 yılında ihracatımız da 1 milyon adedin üzerinde gerçekleşti. Bizi sevindiren değerli başlıklardan biri, ihracat değerimizde kaydedilen sağlam temelli performans oldu. 2025 yılında 41,5 milyar dolarla en yükselen ihracat değerine ulaştık. Bu bakımdan da son derece memnun ve gururluyuz. Aynı zamanda Türkiye’nin en çok ihracat yapan sanayisi konumundayız. Türkiye’nin toplam ihracatının oran 18’ini otomotiv sanayii gerçekleştiriyor ve bu da kritik bir başarı.” belirtti.
Sektörün, Türkiye’nin istihdam gücüne de kritik katkı sağladığını vurgulayan Cengiz Eroldu, şöyle sürdürdü: .
Uzman Görüşleri ve Değerlendirmeler
“Sanayi olarak 60 bine yakın doğrudan, 550 binin üzerinde de endirekt olarak istihdam sağlıyoruz. Ar-Ge, bizim için stratejik öneme sahip bir alan ve bu alandaki yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Toplam 18 Ar-Ge merkezimiz var. Patent çalışmalarımızın sonuçlarını 2025 yılında 202 toplam patentle aldık. Toplam Ar-Ge harcamalarımız 25,4 milyar TL seviyesinde ortaya çıktı ki bu da her sene artış gösteriyor. Bir diğer konu da Ar-Ge ihracatı, her sene gittikçe büyüyen bir Ar-Ge ihracatı gerçekleştiriyoruz. Bu sene 300 milyon dolara yaklaştık. Burada da büyümemizi her sene artırmayı hedefliyoruz. 2025 yılı 3 tane hayati rekora sahne yaşandı. Bir tanesini söyledik ihracatta 41,5 milyar dolarlık toplam ihracat. Diğeri en çok ihracat yaptığımız hafif ticari araç senesi yaşandı 2025 yılı, 435 bin hafif ticari araç ihracatı gerçekleştirdik. Bir diğer başarımız da otobüs ve midibüste 12 bin 655 toplam adetlik ihracatımız gerçekleşti ki bizim için bir diğer gurur kaynağı Türkiye otobüste Avrupa’nın en çok üretim yapan ülkesi. Hafif ticari araçlar için de bu böyle. Bu iki alt saha bizim özünde son derece güçlü olduğumuz ve Avrupa’da hayati paya sahip olduğumuz alt segmentlerimiz. .
AB içindeki konumumuza baktığımız zaman otomobilde Türkiye 6’ncı sırada, hafif ticaride ise 1’inciyiz. Geçen sene ikinciliğe düşmüştük bu sene tekrar birinciliğe geçtik. Yeni yaptığımız yatırımlarla da bu birincilikteki pozisyonumuzu daha da önümüzdeki yıllarda güçlendireceğiz. Otomobil, hafif ticari araç toplamında ise AB’de 5’inci imalatçı durumundayız. Bu da son derece değerli bir rakam. Diğer gururumuz da otobüs, otobüste de Türkiye Avrupa’nın rehber ülkesi. Bugün Türkiye’de otobüs üretimi olmasa Avrupa’da binecek otobüs bulmak herhalde zor olacak. Dünyada da yerimiz son derece verimli. Hafif ticari araçlarda dünyada 9’uncu durumdayız. Toplam hafif araç üretiminde dünyada 13’üncü, otobüs üretiminde de dördüncülüğümüz var. Bunlar da Türk otomotiv sanayinin ne kadar olumlu bir ölçeği yakaladığını bize gösteriyor. İç pazardaki payımız bu sene istediğimiz seviyede olmadı maalesef. Toplam kısım 29’luk bir payla bu seneyi kapattık. Yatırımlarımız kesintisiz ilerliyor, yeni yatırımlar da yapmaya devam edeceğiz ve bununla da yerli oran payımızın önümüzdeki yıllarda daha da arttığını hep bir arada göreceğiz.”.
Konuyu Şekillendiren Faktörler
Otomotiv sanayinin geçmiş yıllarda dış ticaret dengesinde çok büyük artı verdiğini hatırlatan Cengiz Eroldu, “Son 3 yılda maalesef Türk otomotiv sanayinin nötr bir ticaret dengesiyle karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Bu da bizim ülkeye daha fazla sermaye çekme, daha fazla ihracat yapıp iç pazardaki yerli üretimin payını artırma ihtiyacını bize gösteriyor. Bu konuda da biz çalışmalarımıza devam edeceğiz.” diye açıkladı. .
Sanayinin ana konularından bir tanesinin de sürdürülebilirlik olduğunun altını çizen OSD Başkanı Cengiz Eroldu, şunları beyan etti: .
Konunun Önemi ve Olası Etkileri
“OSD olarak 2020 yılından bu yana her sene üyelerimizin yaptığı çalışmaları bir değerlendirme altında yayınlayıp Türkiye’de örnek sanayi olma misyonumuzu devam ettirmek yolunda çalışıyoruz. Her sene yayınladığımız bu raporlarla da şeffaf bir şekilde çevre ve sosyal yatırımlar anlamında yaptıklarımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz. Burada da yaptığımız can alıcı iyileşmeler var. Son 5 yıla baktığımızda karbon emisyonumuzu otomotiv sanayi üyeleri olarak pay 40 seviyesinde azalttığımızı görüyoruz. Tabii sosyal performans da sürdürülebilirlik açısından kritik. Burada öncelikli olarak da yarattığımız istihdam bizim için çok değerli. Diğer taraftan kadın istihdamına da Otomotiv Sanayi Derneği’nin bütün üyeleri fazlasıyla önem veriyorlar. Burada da kadın istihdam sayımızda belli mertebelere geldiğini görüyoruz. OSD üyelerinde kadın istihdamı pay 17 seviyesinde. Ofis çalışanları özelinde bakıldığında bu oran pay 31 seviyelerine çıkıyor. Bu konuda da çalışmalarımızı devam ettireceğiz. OSD olarak iki sene daha önce bir ilke imza attık. Burada bir Avrupa Birliği’nin fonladığı projesine başvurduk, kabul edildi. Burada tabii bu projenin amacı da Türk otomotiv sanayini yeşil mutabakata hazırlamak. Bu yıl itibarıyla bu projenin ikinci senesini tamamlandık. Bu konuda da hedefleri karşılayan bir şekilde devam ediyoruz.”.
Otomotiv sektöründe her şeyin uzun vadeli olduğunu ifade eden Cengiz Eroldu, “İş yaptığımız zaman hep 5 yıl, 10 yıl, 15 yıllık perspektifte bakıyoruz. Onun için bizim faaliyetlerimiz her zaman uzun soluklu oluyor. Burada iki tane uzun soluklu faaliyetimiz var. Bir tanesi Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC. Bunu 10 yıldan beri yapıyoruz. Sanayide çalışan mühendislere farklı fikirlerle karşılaşacağı bir ortam yaratmak burada amacımız. Bir ikinci çabamız da; öncelikle pandemi döneminde gençlerimizin staj yapma imkânı olmadığı için o dönemde başladığımız Otomotiv Yaz Kampı. Bunun da tabii çok faydalı olduğunu görünce pandemi sonrasında da devam ettirdik açıkçası. Çok büyük katılım oluyor. Bu sene beşincisini yaptık. Büyük bir katılımla bunu da daha çok uzun yıllar devam ettirmek istiyoruz. Dolayısıyla bizim gerçekte Otomotiv Sanayi Derneği olarak bütün amacımız; üyelerimizin, otomotiv sanayinin, Türk tedarikçilerinin, rekabetçiliğinin korunması ve geliştirmesi. Bu konuda da kamu-özel saha iş birliğinin en iyi örneklerinden bir tanesini neredeyse otomotiv sanayi veriyor. Tabii burada da sayın bakanımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten son derece uyumlu ve beraberinde çalışan bir yapımız var.” söyledi. .
2025 ile şiddetini artıran bir değişen dünya düzeni oluştuğunu vurgulayan Cengiz Eroldu, şöyle kesintisiz ilerledi: .
“Şimdi değişen dünya düzeninde hepimiz yerlerimizi korumaya ve kendimizi daha ileriye nasıl taşırız buna bakıyoruz. Dünyada belirsizliğin ve korumacılığın arttığı bir dönemdeyiz. Eskiden çok fazla globalleşme konuşurken artık globalleşmeden yerele geçişin yaşandığı bir dönemdeyiz ve Çin kaynaklı da kayda değer bir rekabet baskısıyla karşı karşıyayız. Türkiye ile AB arasındaki otomotiv sektörü entegrasyonuna baktığımızda, şu anda otobüslerin hepsini Türkiye yapıyor. Benzer şekilde hafif ticari araçların büyük kısmını Türkiye yapıyor, yoksa Avrupa otomotiv sanayi de çok zorlanırdı bu dönemde. Büyük bir komponent ihracatı var. Bu komponent ihracatı bir tekstil gibi değil. Bir anda, bir yerden bir yere malları gönderip, değiştiremiyorsun. Uzun sürüyor ve çok zorlayıcı bir dönem olur Avrupa Birliği için. Tabii bizim bunu iyi anlatmamız lazım. Bu değişen dünya düzeninde, rekabetçilikte sorunlarımız var. Bunun için de verimli bir strateji çıkartmamız lazım. Otomotiv sanayi lideri olarak da bunun farkındayız. Dolayısıyla bizim verimlilik odağında rekabetçiliği geliştirecek şekilde otomotiv sanayini ileriye doğru taşımamız lazım. Dünya gelişiyor, biz de buna ayak uyduracağız. Biz kamu ile çok iyi çalışan bir sektörüz. Bu müşterek olarak inceleme frekansımızı, şiddetimizi daha da artırmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Dikkatli olmamız lazım. Çok tehdit var etrafımızda. Biz bu birlikteliğimizi ve rekabetçiliğimizi devam ettirdikçe de bu zor günlerden de hep müşterek olarak başarıyla çıkacağız. Buna da son derece inanıyoruz.”.
Bu önemli gelişmenin yansımaları önümüzdeki günlerde netleşecek.


