Gündemin en çok konuşulan konularından biri olan bu gelişmede, Rusya Dışişleri Bakanlığı, NATO’nun 4 Nisan 1949’da 12 ülkenin imzaladığı Washington Antlaşması ile kurulduğunu hatırlattı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, NATO’nun 4 Nisan 1949’da 12 ülkenin imzaladığı Washington Antlaşması ile kurulduğunu hatırlattı. Bakanlık açıklamasında, “Bu ‘savunma ittifakı’ kuruluşundan bu yana sürekli genişledi. Zaman içinde 20 yeni üye devleti onayladı, bunların yedisi Sovyetler Birliği’nin dağılmasından ardından cereyan etti” ifadelerine yer verdi.
Öne Çıkan Noktalar
Açıklamada, NATO’nun askeri müdahalelerinin sivil kayıplara ve bölgesel istikrarsızlığa yol açtığına dikkat çekildi. “Yugoslavya, Irak, Libya, Afganistan, Suriye, Ukrayna ve diğer bölgelerde NATO’nun müdahaleleri yıkıcı sonuçlar doğurdu” belirtildi.
Gelişmenin Kamuoyuna Yansımaları
Rusya’nın NATO ile ilişkileri geliştirme çabaları da detaylandırıldı: 1954’te Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Vyacheslav Molotov, Sovyetler Birliği’nin NATO üyeliğini araştırabileceğini önermişti; Batı bu teklifi reddetti. 1994’te Rusya, NATO’nun “Barış için Ortaklık” programına iştirakte bulundu, 1997’de ise Yevgeny Primakov öncülüğünde Rusya-NATO Kurucu Belgesi imzalandı ve Rusya-NATO Konseyi kuruldu.
Rusya Devlet Başknaı Vladimir Putin de yaptığı açıklamada, “Belki biz de NATO’ya katılmalıyız? Ama hayır, NATO bizim gibi bir ülkeye ihtiyaç duymadı” ifadelerini kullanmıştı. Bakanlık açıklamasında, NATO’nun günümüzde “altın milyarın çıkarlarını zorla ilerletmek için kullanılan bir araç” olduğu belirtildi ve ittifakın genişleme politikalarının Batı’nın jeopolitik çıkarlarıyla şekillendiği vurgulandı.
Gelişmelerin yakından takip edileceği belirtiliyor.


