Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu haberde, Dünyada her gün 25 bin çocuk açlıktan ölüyor, açlık derinleşirken gıda israfı büyüyor. “Global verilere göre dünyada 343 milyon insan yeterli gıdaya erişimde güçlük çekerken her gün 25 bin çocuk.
Dünyada her gün 25 bin çocuk açlıktan ölüyor, açlık derinleşirken gıda israfı büyüyor. “Global verilere göre dünyada 343 milyon insan yeterli gıdaya erişimde güçlük çekerken her gün 25 bin çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor” diyen Sidar, buna karşılık her yıl 1,5 milyar ton gıdanın israf edilmesinin insanlığın karşı karşıya olduğu en çarpıcı çelişkilerden biri olduğunu dile getirdi.
Sidar Türkiye’nin global ölçekte kabul gören Sıfır Atık Projesi ve Antalya’da gerçekleşecek olan COP31 organizasyonunun, atık yönetimi ve çevre bilinci kapsamında hayati birer eşik olduğunun da altını çizdi.
Dünyada gıdaya erişim sorunu derinleşiyor. Kullanılabilir durumdaki ürünlerin zincirin farklı halkalarında kayba uğraması konuyu hem ekonomik hem insani açıdan daha çok değerli hale getiriyor. Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde konuşan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, sorunun daha güçlü bir ortak sorumluluk anlayışıyla ele alınması gerektiğini ısrarla aktardı.Bu yıl Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen “gıda israfı” temasının önemine vurgu yapan Sidar, israfın yalnızca tüketim alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını ifade ederek toplumsal refahtan kaynak verimliliğine kadar uzanan geniş etki alanına ilgi gördü.
343 milyon insan yeterli gıdaya ulaşamıyor.
Değerlendirmesinde gıda israfının yalnızca çöpe giden ürünle sınırlı bir kayıp olarak okunamayacağına dikkat çeken Kaan Sidar, “Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 343 milyon insan yeterli gıdaya erişimde güçlük çekerken her gün 25 bin çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor. Buna karşılık her yıl 1,5 milyar ton gıdanın israf edilmesi, insanlığın karşı karşıya olduğu en çarpıcı çelişkilerden birini gözler önüne seriyor” açıkladı.
Haberin Arka Planı
Türkiye’de ise her yıl 8,7 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğini söyleyen Sidar, “Bu vaziyet üretimden lojistiğe, perakendeden toplu tüketime kadar bütün zincirin daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Üstelik israf edilen her gıda, doğal kaynaklar üzerinde de ek bir baskı oluşturuyor. Örneğin bir kilogram domatesin çöpe gitmesi, üretim sürecinde kullanılan yaklaşık 50 litre suyun da boşa harcanması anlamına geliyor.Bu yüzden gıda israfıyla mücadele, çevresel duyarlılığın yanı sıra ekonomik sorumluluğun ve gıda güvencesini koruma iradesinin de bir parçası olmalıdır” ifadelerini kullandı.
En büyük israf hanelerde!
Öne Çıkan Açıklamalar
“Ülkemizde yapılan araştırma verilerine baktığımızda da; israfın nisbet 10 oranında azaltılmasının 50 milyar TL’lik tasarruf potansiyeli yarattığını görüyoruz. Bu tutar1,8 milyon ailenin 1 yıllık asgari geçim düzeyine tekabül ediyor” diyen Sidar, israfla mücadelenin günlük uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini isaretledi. Sidar açıklamalarında şöyle açıkladı:
“Gıda israfının kısım 60’ıhanelerde, yüzde 28’i hizmet sektöründe, yüzde 12’si ise perakende sektöründe ortaya çıkıyor. Bundan ötürü israfı azaltacak adımların da hayatın her aşamasına yayılması gerekiyor.Planlı alışverişten doğru saklama yöntemlerine, porsiyon kontrolünden toplu tüketim alanlarında ihtiyaç odaklı sunuma kadar atılacak her adım, hem israfı azaltıyor hem de belge kullanımında verimliliği artırıyor”.
“Zincirin her halkasında bilinç ve eğitim şart”.
Merak Edilen Soruların Yanıtları
Sidar, fabrikalardan küçük esnafa ve KOBİ’lere kadar zincirin her halkasında da eğitim ihtiyacı bulunduğunadikkat çekti. Bilhassa soğuk zincirin korunması, ürünlerin doğru sıcaklıkta saklanması ve muhafaza koşullarına ilişkin bilinç düzeyinin yükseltilmesiyle gıda kaybının değerli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.
Ülkemizin “Sıfır Atık” vizyonu sektörel dönüşümü destekliyor.
TÜGİS Idare Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda israfını azaltmaya dönük netice veren örneklerde kamu politikalarının teşvik edici bir işlev üstlendiğini de dile getirdi. Sidar, “Türkiye’de Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen ve uluslararası ölçekte örnek gösterilen Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilirlik alanında sağlam temelli bir farkındalık ve değişim zemini oluşturmuştur. Bu vizyonun devamı niteliğinde, Türkiye’nin ev sahipliği yapmaya hazırlandığı COP31 süreci de çevre politikaları açısından can alıcı bir eşik olacak. TÜGİS olarak, gıda sektöründe sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması adına devletimizin ortaya koyduğu bu sağlam temelli duruşun destekçisi olmaya devam etmektedir; sıfır atık yaklaşımını sektörümüzün tüm paydaşlarıyla eş zamanlı daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” dedi.
İsraf karşıtı politikalarda Fransa başı çekiyor.
İsrafla mücadelede Avrupa’da örnek uygulamalara imza atanFransa, öncelikle 2016 tarihli Garot Yasası gibi dönüm noktası niteliğindeki mevzuatlarla öne çıkıyor. Bu yasa, 400 metrekareden büyük süpermarketlerin satılmayan yenilebilir gıdaları imha etmesini yasaklayarak hayır kurumlarına bağışlanmasını zorunlu kılıyor. Uygulamalar arasında zorunlu biyolojik atık ayrıştırma, çiftliklere teşvik edici bağışlar ve restoranlarda “artık yemek poşetleri” uygulamasının teşvik edilmesi yer alıyor.
Konuya ilişkin yeni açıklamaların gelmesi bekleniyor.


