Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Bu can alıcı buluşmaya vesile olan herkese teşekkür ediyorum. Bölgemiz ve dünya ekonomisi son dönemin en sarsıntılı en belirsiz günlerini yaşıyor.
Odalarımızın, kurumlarımızın, birliklerimizin değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için Sağlam temelli Merkez Toplantısı vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Toplantımızın ve burada alacağımız kararların ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu kritik buluşmaya vesile olan herkese teşekkür ediyorum.
Bölgemiz ve dünya ekonomisi son dönemin en sarsıntılı, en belirsiz günlerini yaşıyor. İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes bir taraftan gün aşırı değişen atmosferi takip ederken, diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor.
Çatışmaların olumsuz etkisi enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor. Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla bir arada ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair kısım yüz emin olamıyor.
İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Yalnızca bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz. Şahsım bir yandan, bakan arkadaşlarımız diğer yandan görüşmelerimizi sürdürüyoruz. İnşallah netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerimizle iş birliği içerisinde çabalarımızı devam ettireceğiz.
Şurası bir gerçek ki artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir. Türkiye son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir.
Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi evrensel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye’yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Gün yüzüne çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil, bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür.
Daha ilk olarak farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Türkiye kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en köklü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz.
Çok değerli dostlar; bu minvalde rekabet gücümüzü artıracak, sürdürülebilir tırmanmış büyümeyi sağlayacak finansman ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıyoruz. Türkiye’yi global bir cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız. Yakında Meclisimize sunacağımız detaylı düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız.
Uzman Görüşleri ve Değerlendirmeler
Biliyorsunuz İstanbul Finans Merkezimizin çalışmalarına 2009 yılında başlamış, burada evrensel piyasalarla uyumlu ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflemiştik. Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi 17 sene ilk olarak öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi’nde proje gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz.
Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda güncel nisbet 50’lik indirim oranını yüzde 100’e çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız. Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yayıyoruz. İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının nisbet 95’ini vergi dışı bırakıyoruz.
Bir diğer önceliğimiz, uluslararası şirketlerin bölgesel idare merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye’den yöneterek elde ettikleri kazançlara etkin bir vergi avantajı sağlıyoruz.
Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların nisbet 100’ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz.
Bir başka kritik adımımız, büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan finansman süreçlerinin tek merkezden yürütülmesidir; yani ‘Tek Durak Büro’. Bu uygulamayla dayanak aktarımı süreçlerinin sadeleştirildiği, kısa sürede ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Belge tahsisi ve Finans Ofisi koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer Tek Durak Büro’da görev yapacak.
Bu yapı sayesinde şirket kuruluşundan faaliyet ve ikamet izinlerine, vergi ve SGK işlemlerinden İŞKUR süreçlerine, arazi, teşvik ve ÇED izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Öne Çıkan Açıklamalar
Değerli arkadaşlar, bizim ihracata verdiğimiz önemi hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Hükümetlerimiz döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptık. İhracatı ülkemizin tümüne sağlam temelli bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Öte yandan yükselen katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz.
Bu amaçla kısım 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak, bilhassa imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi nisbet 9’a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de kısım 14’e çekiyoruz.
Yine ihracat kadar kilit olan bir diğer konu, ülkemize döviz kazandırıcı teşviklerdir. Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var; şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz.
Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri halinde, 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye’de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke içi gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye’de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini kısım 1 olarak uygulayacağız.
Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu doğrultuda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde geride bir vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkan sağlıyoruz. Bunların şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
Merak Edilen Soruların Yanıtları
İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin önünü her alanda açmaya, onları yarının dünyasına en nitelikli şekilde hazırlamaya çalışıyoruz. Dünya yapay zekanın ve ileri teknolojilerin lokomotifliğini üstlendiği yeni bir üretim modeline doğru hızla yol alıyor. Gençlerimizin mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi yeni dönemin yükselen sektörlerinde elde ettikleri başarılarla gurur duyuyoruz.
Bu alanlarda çalışan ve yurt dışındaki müşterilere hizmet veren girişimci mükelleflerimizin yurt dışı kazançlarının kısım 80’inden vergi almıyorduk. Şimdi de bu kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkan sağlıyoruz. Böylelikle yurt dışında şirket kurmuş veya kurulmuş bir şirkete ortak olmuş müteşebbislerimizin kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik ediyoruz. Atacağımız bir diğer stratejik adım Türkiye’yi start-up ve hareket sermayesi ekosisteminde bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmektir.
Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve sevk ve idare süreçlerini süratli ve esnek hale getiriyoruz. Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz.
Üstelik Terminal İstanbul projesinin ilk aşamasını devreye alarak sağlam bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz. Son dakika bilgisine göre ülkemiz için stratejik önem taşıyan büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliği pekiştirecek adımları hayata geçiriyoruz.
Referans tahsisi kararlarından sonraki dönemlerde yapılan vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Genel çerçevesini çizdiğimiz hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemelerin detaylarını inşallah ekonomi yönetimimiz iş dünyamızla ve yatırımcılarımızla paylaşacak. Ardından süratle Meclis boyutundaki çalışmalar başlayacak. Şunu burada sizlerin ve tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Kimsenin en küçük bir tereddüdü olmasın.
Allah’ın izniyle Türkiye’nin önü de, ufku da, yolu da açıktır. Dönemsel sıkıntılar, dış şartlardan kaynaklı dalgalanmalar elbette olabilir. Dünya genelinde ekonomiyi etkileyen fırtınaların esintilerinin bize de gelmesini gayet doğal karşılamak gerekir. Bununla birlikte öncekilerle karşılaştırıldığında Türkiye ekonomisi daha büyük şokları absorbe edecek güce, kapasiteye ve mukavemete hamdolsun kavuşmuştur.
Son 23 yılda global ve bölgesel krizlerden alnımızın akıyla çıktık. Darbe girişimleri dahil nice badirelerin üstesinden başarıyla geldik. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık.
Şunu evrensel ekonomiyi ve siyaseti takip eden herkes çok net görüyor: Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomisiyle, savunma sanayisiyle, askeri kapasitesiyle; ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla; beşeri sermayesi ve diplomatik imkanlarıyla bugün çok farklı, çok sağlam temelli bir Türkiye var.
Bugün sözünü çekinmeden söyleyen, kimseden icazet almadan kendi milli politikalarını uygulayan; itibarlı, kudretli, kuvvetli bir Türkiye var. Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var.
İnşallah her alanda çok daha iyi olacağız, daha iyi yerlere geleceğiz. 23 yıllık emeğimizin, 23 yıllık mücadelemizin meyvelerini bundan peşinden daha fazla toplayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Bu düşüncelerle açıkladığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyor, toplantımızı teşrifleriniz için her birinize teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”.
Bu önemli gelişmenin yansımaları önümüzdeki günlerde netleşecek.


