Afyonda Bugün

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Yaşam
  4. »
  5. İzmir Körfezi için bilimsel uyarı

İzmir Körfezi için bilimsel uyarı

afyondabugun afyondabugun -
0

Yapılan açıklamalar doğrultusunda, Bildirgede, İzmir Körfezi’nin çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Bildirgede, İzmir Körfezi’nin çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; İZSU, İZDENİZ ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle 26-28 Mart 2026 tarihlerinde Köklü Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansa, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nden bilim insanlarının yanı sıra ABD, Çin, Japonya, Almanya, İskoçya ve Malezya’dan uzmanlar yer devraldı.

Yayımlanan kazanım bildirgesinde; ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği, sediment bozulması ve biyoçeşitlilik kaybının Körfez ekosistemini tehdit ettiği ifade edildi. Başta İç Körfez’de artan besin tuzu yüküne bağlı olarak çözünmüş oksijen seviyelerinde kayda değer düşüşler yaşandığı, bunun balık ölümleri ve habitat kayıplarına yol açtığı belirtildi.

Konuyla İlgili Önemli Detaylar

İZDENİZ Idare Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, konferans vargı bildirgesinin kitapçık haline getirileceğini belirterek, İzmir Körfezi’nin belirleyici bir yaşam alanı olduğunu ve bilimsel çalışmaların bu doğrultuda sürdürüldüğünü ifade etti. Güler, Körfezdeki kirliliğin yaklaşık 70 yıllık bir birikime dayandığını, geçmişte alınan önlemlerle kısmi iyileşme sağlansa da var olan durumda her şeyden önce İç Körfez’de oksijen seviyesinin düşmesi ve balık ölümlerinin arttığını başardı.

Neden Önemli?

Kirliliğin değerli kaynaklarına da değinen Güler, Gediz Havzası başta olmak üzere dereler yoluyla taşınan kirleticilerin Körfez üzerindeki baskıyı artırdığını isaretledi. Gediz Nehri ve bağlantılı su kaynaklarından gelen yükün, başta deniz marullarının kontrolsüz çoğalmasına ve buna bağlı olarak alg patlamalarına neden olduğu ifade edildi.

Kazanım bildirgesinde, Körfezdeki sorunun yalnızca var olan kirlilik değil, yıllar içinde biriken kirleticilerin yönetimi olduğu vurgulandı. Dip çamurunda biriken ağır metaller ve organik kirleticilerin ekosistemi olumsuz etkilediği, sediment yapısının ise kirleticileri depolayan ve yeniden yayan bir referans haline geldiği belirtildi.

Merak Edilen Soruların Yanıtları

Bilim insanları, çözümün kısa, orta ve uzun vadeli adımların bir arada uygulanmasını gerektirdiğini ifade etti. Bu doğrultuda kısa vadede zararlı alg patlamalarına karşı müdahaleler, orta ve uzun vadede dip taraması, atıkların kaynağında önlenmesi, ileri biyolojik arıtma ve ekolojik restorasyon uygulamaları önerildi.

Bildirgede üstelik, Körfez yönetiminde sürekli izleme sistemlerinin kurulmasının ve erken uyarı mekanizmalarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Sorunun yalnızca kıyısal değil, Gediz Havzası başta olmak üzere tüm havza bazında ele alınması gerektiği, merkezi ve yerel yönetimlerin iş birliği içinde hareket etmesinin can alıcı olduğu ifade edildi.

Netice bildirgesinde, İzmir’in bilimsel çalışmalar ve altyapı yatırımlarıyla örnek bir model oluşturma potansiyeline sahip olduğu belirtilerek, Körfezin korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

Bu önemli gelişmenin yansımaları önümüzdeki günlerde netleşecek.

İlgili Yazılar