Afyonda Bugün

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Dünya
  4. »
  5. BM: İklim krizinin merkezinde su var

BM: İklim krizinin merkezinde su var

afyondabugun afyondabugun -
0

Yetkili kaynaklardan gelen bilgilere göre, BM, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek küresel ölçekte hem su kıtlığının hem de su kaynaklı afetlerin arttığını bildirdi.

BM, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek dünya genelinde ölçekte hem su kıtlığının hem de su kaynaklı afetlerin arttığını bildirdi. Artan sıcaklıkların yağış düzenlerini bozduğu ve su döngüsünü doğrudan etkilediği vurgulandı.

Dünya genelinde 2 milyardan fazla insan güvenli içme suyuna erişemezken, uluslararası nüfusun yaklaşık yarısının yılın belirli dönemlerinde dikkat çekici su kıtlığı yaşadığı belirtildi. Bu durumun, iklim değişikliği ve nüfus artışıyla bir arada daha da kötüleşmesinin beklendiği ifade edildi. Dünya üzerindeki suyun yalnızca kısım 0,5’inin kullanılabilir tatlı su olduğu, son 20 yılda ise toprak nemi, kar ve buz dahil kara su depolarının her yıl ortalama 1 santimetre azaldığı aktarıldı.

Açıklamada, buzulların, kar örtüsünün ve donmuş toprakların erimesinin başta orta ve fazla enlemler ile dağlık bölgelerde yaşayan insanlar ve ekosistemler üzerinde dikkat çekici etkiler yarattığına dikkat çekildi. Bu durumun sulama, hidroelektrik üretimi ve içme suyu temini gibi alanları da doğrudan etkilediği kaydedildi.

Bilinmesi Gereken Kritik Detaylar

İklim değişikliğinin, arazi kullanımı ve kirlilikle eş zamanlı tatlı su ekosistemlerinin bozulmasına ve bu sistemlere bağlı türlerin yok olmasına yol açtığı belirtilirken, uluslararası sıcaklık artışının 1,5 derece  ile sınırlandırılmasının su kıtlığı yaşayan nüfus oranını yaklaşık yarıya indirebileceği ifade edildi.

Öne Çıkan Açıklamalar

Su kalitesinin de endişe altında olduğu vurgulanarak, artan su sıcaklıkları ile sıklaşan sel ve kuraklıkların su kirliliğini artırdığına dikkat çekildi.

Buna ek olarak iklim değişikliğinin su kaynaklı afetleri de artırdığına işaret edilerek, aşırı hava olaylarının daha sık ve şiddetli hale geldiği belirtildi. 2000 yılından bu yana sel felaketlerinin pay 134 arttığı, kuraklıkların sayısı ve süresinin ise yüzde 29 yükseldiği kaydedildi. Son 50 yılda doğal afetlere bağlı ölümlerin kısım 70’ini su kaynaklı felaketlerin oluşturduğu bildirildi.

Konunun Önemi ve Olası Etkileri

Artan su kıtlığının gıda üretimi üzerinde de baskı yarattığına dikkat çekilen açıklamada, uluslararası tatlı su kullanımının yaklaşık kısım 70’inin tarımda gerçekleştiği ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacının karşılanması için 2 bin ila 5 bin litre su gerektiği ifade edildi.

Birleşmiş Milletler, sağlıklı su ekosistemlerinin korunması ve su yönetiminin iyileştirilmesinin hem sera gazı emisyonlarını azaltabileceğini hem de iklim kaynaklı riskleri düşürebileceğini vurguladı. Sulak alanların karbon depolayarak iklim değişikliğiyle mücadelede hayati rol oynadığı, aynı zamanda taşkınlara karşı doğal koruma sağladığı ve suyun depolanması ile arıtılmasına katkı sunduğu kaydedildi.

Bunun yanı sıra erken uyarı sistemlerinin afet zararlarını belirleyici ölçüde azaltabileceği, iklime dayanıklı su ve sanitasyon sistemlerinin her yıl yüz binlerce bebeğin hayatını kurtarabileceği ifade edildi. Damla sulama gibi suyu verimli kullanan tarım yöntemlerinin ise su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltmada çok can alıcı rol oynadığı vurgulandı.

Kamuoyu, konuyla ilgili yeni açıklamaları bekliyor.

İlgili Yazılar