Afyonda Bugün

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Dünya
  4. »
  5. Tarihe Saygı Projesi, “Türkiye’ye örnek bir kalkınma modeli”

Tarihe Saygı Projesi, “Türkiye’ye örnek bir kalkınma modeli”

afyondabugun afyondabugun -
0

Tüm gözlerin çevrildiği bu gelişmede, OPET’in Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadası’nda 2006 yılında başlattığı Tarihe Saygı Projesi bölgede 20 yılda büyük bir değişim ve kalkınmaya imza attı.  10 köy (Alçıtepe, Seddülbahir, Bigalı,.

OPET’in Çanakkale ve Gelibolu Köklü Yarımadası’nda 2006 yılında başlattığı Tarihe Saygı Projesi bölgede 20 yılda büyük bir köklü değişiklik ve kalkınmaya imza attı.  10 köy (Alçıtepe, Seddülbahir, Bigalı, Kilitbahir, Kocadere, Behramlı, Büyük ve Küçük Anafarta, Tevfikiye, Çıplak) ve Eceabat ilçesi; çevre düzenlemeleri, yenilenen, oluşturulan müzeler ve kültür merkezleriyle modern bir çehreye kavuşturulurken bölge halkına yönelik çeşitli başlıklarda eğitimler verildi. Proje dahilinde 57. Alay ve Akbaş şehitlikleri aslına uygun olarak restore edildi ve Eceabat’ta işlevini yitiren okulun yerine modern bir ilköğretim okulu inşa edildi. Projenin kalkınma, kültürel mirasın korunması ve yerel ekonominin güçlendirilmesi alanında yarattığı farklılaşma ise Mart ayında tamamlanan “Sosyal Tesir Analizi Raporu” ile ortaya konuldu.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Fakültesi Uygulamalı İstatistik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burcu Mestav’ın imzasını taşıyan Mart 2026 tarihli “OPET Tarihe Saygı Projesi- Çanakkale Gelibolu Tarihsel Yarımada ve Truva Köyleri Sosyal Tesir Analizi Raporu”, projenin sahadaki somut karşılığını gözler önüne serdi.

Çanakkale merkez ve Gelibolu Köklü Yarımadası’nın 10 köyünde ikamet eden yerel halk ve 182 profesyonel turist rehberinin katılımıyla yürütülen araştırma sonrasında elde edilen bulgular, projenin yerel topluluklar ve turizm profesyonelleri tarafından benimsendiğini gösterdi. Yöre halkının oran 93,4’ü projeyi olumlu değerlendirirken, turist rehberlerinde bu oran yüzde 93 seviyesine ulaştı. Uluslararası Proje Örgütü’nün (ILO) “Çıktı–Vargı–Etki–Sosyo-Kültürel” sosyal etki analizi çerçevesi kullanılarak yapılan çalışmada, projenin tüm başlıklarda 4,40’ın üzerinde puan aldığı ve genel memnuniyet oranının nisbet 93’e ulaştığı belirlendi. Raporun en çarpıcı bulgularından biri, projenin birleşik tesir skorunun 100 üzerinden 91,5 olarak hesaplanması vuku buldu. Bu ulaşılan nokta, uluslararası değerlendirme kriterlerine göre “koşulsuz devam” kategorisine karşılık geldi. Yöre halkının oran 90,9’u, turist rehberlerinin ise yüzde 91,8’i projenin sürdürülmesi gerektiğini açık biçimde ifade etti.

“Projenin stratejik değeri bilimsel olarak tescil edilmiştir”.

Raporda, “Hem profesyonel turizm rehberlerinin hem de bölge sakinlerinin değerlendirmeleri; projenin fiziksel altyapıdan toplumsal dönüşüme uzanan tüm boyutlarda kuvvetli ve istikrarlı bir performans sergilediğini, var olan desteğin 20 yıllık kurumsal taahhüdü meşrulaştırdığını ve bölge turizmine dönüştürücü bir katkı sağladığını ortaya koymaktadır. OPET Tarihe Saygı Projesi; nisbet 93,4 toplumsal onay ve 4,59/5,00 genel teknik skor, çok iyi ve mükemmel anlamına gelen 0,85-0,91 aralığındaki güvenilirlik değerleriyle hedefleri karşılayan bir sosyal sorumluluk projesi sergilemiştir. Fiziksel çıktılardan başlayan yeniden yapılanma yolculuğu, toplumsal kabule ve kalıcı bir sosyo-kültürel miras inancına evrilerek projenin stratejik değerini bilimsel olarak tescil etmiştir” aktarıldı. .

“Sahada somut bir karşılık buldu”.

Tarihe Saygı Projesi’nin lideri OPET Idare Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihi dokusuyla eşsiz bir bölge olan Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası milletimizin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde çok özel bir yere sahip. 2006 yılında başlattığımız Tarihe Saygı Projesi, aradan geçen 20 yılda bu toprakların tarihi ve manevi mirasını koruyan, köyleri yeniden ayağa kaldıran, şehitlikleri hak ettiği şekilde düzenleyen, müze ve kültür alanlarıyla bölgeye değer katan geniş çaplı bir farklılaşma hareketine dönüştü. Kültürel miras korunurken turizmin canlandığını, yerel ekonominin güçlendiğini görmek bizim için son derece kıymetli. Ama belki de en anlamlı kazanım, insanların geçmişleriyle daha köklü bir bağ kurabilmesi, bu toprakların hikâyesini hissederek sahiplenmesi yaşandı. Sosyal Iz Analizi Raporu’nda belirtildiği gibi projemizin sahada somut bir karşılık bulması, yerel halktan turizm profesyonellerine kadar geniş bir kesim tarafından benimsenmesi bizleri buna ilaveten gururlandırıyor. Bu projeyi geçmişimize duyduğumuz saygının ve geleceğe karşı sorumluluğumuzun bir ifadesi olarak görüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla OPET markasının toplumsal duyarlılığını ve ülkesine olan bağlılığını, sevgisini göstermiş olmak bizim için ayrı bir mutluluk ve onur kaynağı” söyledi.

Köyler projenin en büyük destekçisi meydana geldi.

Uzun soluklu bir etüt sonucunda hazırlanan raporda OPET Tarihe Saygı Projesi’nin yöre halkı üzerindeki yansımaları, köylerin üstlendiği farklı roller, turizm hareketi ve bölge genelindeki dönüştürücü gücü geniş çaplı bir şekilde ele temin edildi. Analiz edilen veriler, fiziksel altyapı yatırımları ile toplumsal fayda arasındaki dengeyi koruyan köylerin, projenin en büyük destekçileri olduğunu gösterdi. Raporda konuyla ilgili olarak, “Küçük Anafarta ve Büyük Anafarta köyleri, pay 100‘lük bir başarı onayına sahiptir. Benzer şekilde Kocadere, Seddülbahir ve Kilitbahir köyleri, oran 90 bandındaki istikrarlı performanslarıyla projenin sürdürülebilir toplumsal etkisini yansıtmaktadır. Bu lokasyonlarda fiziksel düzenlemeler ile sosyo-kültürel katkıların uyumu, halkın projeye olan inancını pekiştiren ana unsurlar olarak görülmektedir. Her şeyden öncesinde Seddülbahir ve Kilitbahir’deki yükselen rehber erişim oranları, bu köylerin hem birer turistik cazibe merkezi olduğunu hem de bu yoğunluğun halk tarafından başarıyla yönetildiğini göstermektedir” tespitine yer verildi. .

Konunun Ayrıntıları

Ziyaretçi sayısında belirgin artış gerçekleşti.

Değerlendirme bulgularına göre, proje sonrasında bölgedeki ziyaretçi sayısında da kayda değer bir artış gerçekleşti. Turist rehberlerinin oran 92’si ziyaretçi trafiğinde yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemlediğini belirtirken, bu artışın yerel ekonomi üzerinde doğrudan etkiler yarattığı ifade edildi. Ortalama oran 40 oranında bir artışla, Alçıtepe, Bigalı ve Tevfikiye Arkeoköy, ziyaretçi sayısında en fazla artışın sağlandığı ve buna bağlı olarak ekonomik açıdan da en fazla fayda sağlayan köyler ortaya çıktı. Raporda projenin hem yerel topluma hem de turizm sektörüne yönelik çok boyutlu ve sürdürülebilir bir iz yarattığına işaret edilerek şöyle ifade edildi:

“Proje, fiziksel altyapı, kültürel miras, sosyal yaşam ve ekonomik faaliyetleri bütüncül bir yaklaşımla ele almış; köylerde yaşam kalitesinin artmasını, turizm potansiyelinin güçlenmesini ve kırsal yerleşimlerin sürdürülebilirliğinin desteklenmesini sağlamıştır. Kültürel miras ve tarihsel alanların görünürlüğünün artırılması, toplumsal belleğin güçlenmesini ve tarih bilincinin hem yerel halk hem de ziyaretçiler arasında yaygınlaşmasını sağlamıştır. Proje, yerel ekonomiyi canlandıran somut etkiler yaratmıştır.”.

Sosyal iz boyutunun puanı 5 üzerinden 4,75 .

Inceleme OPET Tarihe Saygı Projesi’nin en kuvvetli etkisinin sosyo-kültürel boyutta ortaya çıktığını anlatması bakımından da çarpıcı sonuçlar içerdi. Yöre halkı arasında sosyo-kültürel yansıma puanı 5 üzerinden 4,75 gibi yükselen bir ortalamaya ulaştı. Bu pozisyon, projenin tarih bilincini artırdığını, kültürel mirası görünür kıldığını ve toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ortaya çıkardı. Şehitlikler, camiler ve tarihsel alanlar hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında yer alırken proje kapsamında geliştirilen tematik köy modeli de ilgi gördü. Arkeo-Köy Tevfikiye ve Etno-Köy Çıplak gibi uygulamalar, tur programlarının hayati durakları haline gelirken, bölgenin turizm çeşitliliğini artırdı. Tüm bu bulgular müşterek olarak değerlendirildiğinde, OPET Tarihe Saygı Projesi’nin Çanakkale Köklü Yarımadası’nda turizm, kültürel miras ve yerel ekonomi arasında bütünleşik bir kalkınma modeli oluşturduğuna işaret edildi. .

Sonraki Adımlar

Kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılmasını güçlendirdi.

Bu arada raporda proje kapsamında düzenlenen mesleki gelişim fırsatlarının, kadınlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandığının da altı çizildi. Kursiyerlerin 73’ünü oluşturan kadınlar, aldıkları eğitimi yalnızca bir gelir kapısı olarak değil; kişisel farkındalık, çocuk yetiştirme süreçlerinde bilinçlenme ve sosyal çevrelerini genişletme aracı olarak tanımladı. Raporda bu tablo, “Kırsal bölgelerde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını güçlendiren belirleyici bir ivme olarak öne çıkıyor” olarak yorumlandı.

Tüm bulgular bir arada değerlendirildiğinde, “Tarihe Saygı Projesi”nin kültürel mirası koruduğu, yerel ekonomiyi canlandırdığı, toplumsal hafızayı güçlendiren çok boyutlu bir kalkınma modeli sunduğu, yerel topluluklar, turizm profesyonelleri ve ziyaretçiler nezdinde sağlam bir kabul gördüğü anlaşıldı.

Etkilenim analizi raporu projenin 20 yıllık sonuçlarını belirledi.

Uluslararası Hareket Örgütü’nün (ILO) “Çıktı–Kazanım–Etki–Sosyo-kültürel” sosyal etki analizi çerçevesi kullanılarak yapılan çalışmada, projenin tüm başlıklarda 4,40’ın üzerinde puan aldığı ve genel memnuniyet oranının yüzde 93’e ulaştığı belirlendi.

Öne Çıkan Diğer Gelişmeler

Yöre halkı araştırmasında katılımcıların %93,4’ü, profesyonel turist rehberlerinin %93’ü projeyi “etkin” olarak ele elde etti.

Birleştirilmiş (2 grup) composite skor 91.5/100 olarak hesaplandı. Bu skor, ILO tercih çerçevesine göre “Koşulsuz Devam” kategorisine girerken, projenin operasyonel başarısını onaylanması anlamına geldi.

Rehberlerin tamamına yakını (%98,3) ziyaretçi artış gözlemlerken,  yöre halkının  %92,7’si bölgenin cazibesinin arttığı görüşünde. Turist rehberlerinin pay 92’si ziyaretçi trafiğinde yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemlediğini vurguladı.

Yöre halkının ziyaret ettiği alanlar incelendiğinde %82,8 ile 57. Alay Şehitliği, %78,8 ile Akbaş Şehitliği ve %63,1 ile Eceabat Şehitler Camii ilk üç sırada yer devraldı.

Rehberlerin rota tercihleri analiz edildiğinde 57. Alay Şehitliği tüm rehberlerin rotasının merkezinde yer edindi. (%100 erişim).

Profesyonel turist rehberleri verilerine göre Arkeo-Köy Tevfikiye %95,6 gibi son derece fazla bir ziyaret oranına ulaştı. Etno-Köy Çıplak ise %64 oranında tur rotalarına dahil edildi.

Yöre halkı araştırmasına göre katılımcıların %90,5’i yenilenen tuvaletleri projenin en yaygın bilinen altyapı unsuru olarak vurguladı.

Yöre halkı katılımcılarının %47,4’ü OPET ismini doğrudan anarken, %56,2’si projeye yönelik memnuniyetini teşekkür ederek ifade etti.

Kurslara katılan 78 kişinin %73’ünü kadınlar oluşturdu; stant kullanımında kadın oranı %23,7 ile erkeklerin (%13,6) yaklaşık iki katına ulaştı.

Mükemmeliyet alanları olarak öne çıkan Küçük Anafarta ve Büyük Anafarta, %100 paydaş onay oranıyla projenin en yükselen toplumsal kabulüne ulaşan yerleşimler olarak öne çıktı.

Konuya ilişkin yeni açıklamaların gelmesi bekleniyor.

İlgili Yazılar